İnsan Hakları Birimi’nden “Hükümet Endeksli Terör ve Hükümet Gölgesinde Yargı Erkinin Çökmesi” Konulu Oturum

 

 

Heyet.net / Amman

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren İnsan Hakları Birimi, “Hükümet Endeksli Terör ve Hükümet Gölgesinde Yargı Erkinin Çökmesi” konulu bir diyalog oturumu gerçekleştirdi. Irak’ta Bağdat hükümetinin gerçekleştirdiği ihlal ve suçlarla ilişkili birçok konu ve nokta oturumda ele alındı.

Oturum çalışmaları, İnsan Hakları Birimi sözcüsü Dr. Eymen El Ani’nin katılımcılara hoş geldiniz konuşmasıyla başlarken Dr. Eymen El Ani, Irak’taki insan hakları dosyasının genel hatlarını katılımcılara sundu. Irak’taki insan hakları dosyasına ışık tutulması ve belgelenmesi gerektiğinin önemini açıklayarak bu konuda kanıtların fazlasıyla mevcut olduğunu ve her yere yayıldığını açıkladı.

Bu bağlamda İslami Hareketler alanında uzman bir isim olan Araştırmacı Hasan Ebu Heniye, hazırladığı araştırmasında şunları söyledi: “Irak’ta gerçek bir otoritenin varlığı söz konusu değildir. Aksine mezhepçi milislerin hakimiyet sağladığı hükümetler vardır. 2003 yılından sonra Irak devletinin milis devletine dönüştüğü söylemi son derece doğru bir söylemdir. Özellikle bu gruplar, bölgesel ve küresel destekle büyüklük kazanmaya başlamışlardır.”

Söz konusu Araştırmacı Hasan Ebu Heniye sözlerini şöyle sürdürdü: “Amerika Birleşik Devletleri, milislerin işlediği bütün suçlara ortaktır. Amerika’nın nazarında terör kavramı, genelde Sünni kimlikle irtibatlıdır. İnsan hakları savunusuyla ilgilenen örgütlerin milislerin işlediği suçları ve ihlalleri belgelemelerine rağmen Beyaz Saray hükümetleri söz konusu milislere bu itibarla bakmamaktadır. Bu durum milislere, projelerini başarıyla sonuçlandırmak için kullanacakları nüfuz, güç ve otorite sunmaktadır.

Hasan Ebu Heniye, Irak’taki mevcut siyasetin tam manasıyla mezhepçi olduğuna vurgu yaparak karar sahiplerinin, mezhepçiler tarafından yönetildiğini, karar ve kanunlarının bir yönde olduğunu, bu durumun ileriki senelerde Sünnilerin marjinalleştirilmelerine ve şehirlerinin yıkılmalarına sebebiyet vereceğini açıkladı.

Irak’ta Yargı Yolsuzluğu

Oturumun ikinci bölümünde konuşma yapan Iraklı Hukuki Danışman Gazi Faysal şu açıklamalarda bulundu: “Irak’taki yargı sistemi, yolsuzluklarla çökmüş durumdadır. Tıpkı hükümet müesseseleri ve yasama organının durumu gibidir. Irak’taki şuan ki devlet nizamı, ikrah halinden hükümetsel terör haline dönüşmektedir. Bu, 2003 yılından sonra devlet sisteminin dağılması ve mezhepçi partilerin güdümüne girmesinin bir sonucudur.”

Hukuki Danışman Gazi Faysal sözlerini şöyle sürdürdü: “İran’ın hükümet ve partilerle ilişkisi, onların mezhepçiliğine açık bir şekilde katkı sağlamaktadır. Aynı şekilde başta ulusal güvenlik olmak üzere çeşitli düzlemlerde felaketlerin vaki olmasına neden olmaktadır. İran’daki yönetim, savaş ve bölgenin tamamına Velayeti’l Fakih teorisini kabul ettirme temelleri üzerine kurulmuştur.

Gazi Faysal sözlerini şöyle devam etti: “Hükümet hapishanelerindeki kadın ve erkek tutuklular, zulüm, işkence ve tecavüzlere maruz kalmaktadırlar. Birçok çirkin ihlallerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Irak’taki mevcut siyasi rejim, baskı, istibdat, zulüm ve haksızlığı temsil etmektedir. Hükümete bağlı kurumların içinde boğulduğu siyasi, idari ve ahlaki yolsuzluk, ülkenin durumunu felaketlere sürüklemektedir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından düzenlenen oturumun sonunda siyasi araştırmacı ve analistler, oturumda değinilen konulara ilişkin bazı eklemelerde bulundu. Bu bağlamda siyasi analist Velid Ez Zübeydi şunları söyledi: “Irak’taki işgal otoriteleri, Irak ordusunun feshedilmesi, yargı sistemini çökertmesi, başta yasama organı olmak üzere hükümete bağlı diğer kurumların tamamında oynamalarıyla uluslararası anlaşma maddelerinin tamamına dengeli bir politikadan ziyade tek taraflı yaklaşarak açık bir şekilde muhalefet etmiştir.”  

Loading

Related posts